Günlük hayatta sık olarak kullanılan çatışma kavramı, en genel anlamda kelime olarak, karşılıklı vurmak, birbirine çatmak, söz, iddia veya davranışın birbirini tutmaması, anlaşmazlık, uyumsuzluk, sıkıntı, stres, düşmanlık ve kaygı gibi olumsuz duygu ve davranışları ifade etmektedir. Çatışma, bütün toplumlarda var olan ve dinamik bir etkileşim sonucu ortaya çıkan doğal bir olgudur. Örgütsel çatışma, örgütlerde karar verme, uyum ve iletişimi geliştiren, yaratıcılık ve verimlilik sağlayan stratejik bir aktivite olarak değerlendirilmektedir. Yaşlı bakımda da çatışma kaçınılmazdır. Önemli olan çatışmanın işlevsel bir şekilde çözümlenmesidir. İşlevsel bir şekilde çözümlenmediği sürece yaşlı ile ve diğer aile üyeleri ile iletişim sorunlarına yol açabilir.

Yaşlı bireylerde çatışmanın kaynakları ve çözüm yolları:
Çatışmaların temel kaynakları bireysel farklılıklar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar, algılama farklılıkları, rekabet ve zıtlıklara dayanmaktadır.
• Yaşlı bireylerde birçok çatışma nedeni olabilmektedir. Bunların önemli bir kısmı iletişime ilişkindir. Bunlar
anlam güçlükleri, yetersiz bilgi alışverişi ve iletişim kanallarının bozukluğu şeklinde sıralanabilir. Örneğin
yaşlının bakım verenden beklentileri uyuşmadığında bu çatışma konusu olabilir. Bunun çözümü yaşlıya
sunulacak bakım hizmetlerinin, bakıcının sorumluluklarının açık şekilde ifade edilmesi ve belirsizliklerin
en az düzeye indirilmesi ve bakım veren dışında destek olacak kişi ve kurumların net olması ve yaşlı ve
bakıcının bu konuda net olmasıdır. Yaşlı ile ilgili alınan kararlara kendisinin katılım hakkı verilmesi önemlidir.
• Yaşlı bireylerin kişisel koşulları ve ihtiyaçlarına göre kurulan etkili iletişim, çatışmaların azaltılmasında ya
da yönetilmesinde kritik bir teknik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle iletişim surecinde ifadesel
temasa yer vermek, iyi bir dinleyici olmak, empati becerilerini geliştirmek ve iddialı iletişim kurmak gibi
kaynakları kullanmak faydalı olur. Görevi yerine getirirken, yaşlıların algıladıkları yakınlık ve samimiyet
duygularının güçlenmesi için duygusal temasa yer vermek kaliteli iletişim yaratabilir.
• Empati becerilerini geliştirmek bakım ve tedavi hizmetlerinde güven ilişkisinin kurulmasını sağlar. Bilişsel
empati, karşımızdaki bireyin zihinsel durumunu anlamak, düşünce biçimini kavramakla ilgilidir. Duygusal
empati ise duygulanım durumunu, hislerini kavrama yeteneğidir. Empatinin öğrenilebilen ve geliştirilen bir
teknik olarak bakım hizmeti verenlere kazandırılması gerekir. Güdüleme odaklı görüşmeler yapmak, bir
diğer ifadeyle, bakım alternatifleri konusunda yaşlı bireyin fikrini almak, onların özgüvenini artırmak ve
umutlu olmalarını sağlamak, sorunlarını çözebileceği yönünde güçlendirme yapmak çatışma çözümünde
kullanılan iletişim teknikleri arasındadır. Tüm bu süreçte yüksek sesle konuşmamak, saldırgan olmamak,
göz teması kurmak ve saygılı olmak, fakat bunları yaparken kendi düşünceleri ve duygularını da karşı
tarafa aktarmak, bir diğer ifadeyle iddialı iletişimi tercih etmek gerekir.
• Rol belirsizliği, iletişim ve güven eksikliği gibi nedenlerle aile üyeleri ile çatışmalar yaşanmaktadır. Aile
üyelerinin endişeleri, suçluluk duyguları çatışma durumlarını pekiştirebilmektedir. Yaşlı bireylerin bakım
faaliyetlerine dahil edildikleri müdahale planları sayesinde kızgınlıkları, pişmanlıkları hafifleyebilir. Bu mü
dahale programlarında, beyin fırtınası gibi işleyen egzersizlerle iletişim kalitesini bozan durumlar konuşu
labilir; dinleme becerilerini artırmak için rol oynama tekniği kullanılarak, iletişimi engelleyen sözlü ve söz
süz iletişim ögeleri örneklerle açıklanabilir. Çatışmalarda kültürel farklılıkların rolü düşünüldüğünde kültür
ve etnik farklılıkların neden olduğu iletişim kazalarına ilişkin örnekler verilebilir. Değerlerdeki farklılıkları
anlamak ve bunların açık çatışmalara nasıl dönüştüğü üzerinde tartışılabilir. Aile, bakım hizmeti verenler
ve gerekirse sağlıkçıların bir arada olduğu ortak oturumlarda taraflar bir araya gelerek endişelerini ve sorunlarını paylaşır ve bunları çözme yollarını planlayabilirler.
